Procrastination: Ertelemek, Bir Daha Ertelemek, Hep Ertelemek!

Bir şeyi sürekli erteleme durumu günümüz insanlarının en yaygın dertlerinden… Bu yazıyı yazarken bile üstüme bir ağırlık çöküyor. Konunun kendisi bile yük hissettiriyor. Yazıyı yarın mı yazsam acaba? 


Şaka bir yana, eğer şu anda yazın gittiğim tatillerden birinin gezi yazısını yazıyor olsaydım bedenim daha aktif, ruhum daha istekli olacaktı. Sabahın köründe kaçırdığınız ya da geç kaldığınız dersleri düşünün. Eminim size bir Roma bileti versem sabahın köründe heyecanla kalkıp, uçağı kaçırmamak için erkenden havalimanında olurdunuz. Yani en azından gezmeyi sevenler 

Öncelikle size erteleme huyunun(procrastination) psikodinamik alt yapısından bahsedeyim. Erken çocukluk dönemimizde özellikle ebeveynlerimizle yaşadığımız çatışmalar ileride birçok şeyi ertelememize sebep olabiliyor. Şöyle ki, katı, müsamahasız ve(veya) mükemmelliyetçi bir ebeveynimiz varsa kendisinin bizden (doğrudan veya dolaylı olarak) yapmamızı istediği şeyleri yapmadığımızda (veya onun istediği gibi yapmadığımızda) bizden enerjisini keser. Bunun için bizi alenen cezalandırması gerekmez. Bir bakış, bir mimik, bir ses tonu bile yeterlidir. Çoğu zaman bir şeyi “o”nun istediği gibi yapmadığımızda kendimizi suçlu ve yetersiz hissederiz. Bunlar gerçekten çok ağır duygulardır. Bizde bu duruma farklı şekillerde yanıt veririz. Muhtemel bütün yanıtları burada anlatmam mümkün değil ancak yanıtlardan biri sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bir şeye başlayamama durumu. Eğer ebeveynlerimiz aşırı müsamahakar ve bize gerekli zamanlarda sınır koymayan kişiler ise sonuç ne yazık ki yine aynı.

Genel olarak başlayamıyoruz çünkü:

• Mükemmel olmasını istiyoruz. Mükemmel olması için birçok değişkenin bir araya gelmesi lazım. Bu çok zor. Mükemmel olmalı çünkü geçmişte mükemmel olmadığında olumsuz duygularla karşılaşmışız. Çabamız değil, mükemmel sonucumuz takdir edilmiş.
• Karar vermekte zorlanıyoruz. Başlamamız gereken çok fazla ve birbirinden farklı şeyler var. Hangi birini yapsam diye düşünürken zaman öldürüyoruz. Birine başlasak bile aklımız bir diğerinde kalabiliyor. Ne yapalım?! Geçmişte hep birileri bizim yerimize karar vermiş. Kendi kendimize karar vermemize hoş bakılmamış. Bizde karar vermeyi deneyimleyememişiz. Şimdi sudan çıkmış balık gibiyiz. Üstelik yine mükemmelliyetçilikle bağlantılı olarak hepsini yapmak istiyoruz.
• Çok yoğun bir anksiyete hissediyoruz. Bu bedensel ve ruhsal bir rahatsızlık hali. Anksiyete yoğun olduğunda beyin fonksiyonlarımızı kullanmakta zorlanırız. Anksiyete ve gerilim o kadar yoğun oluyor ki, o an için sadece bizi rahatlatacak bir şey yapmak istiyoruz. YouTube videoları izlemek, yemek yemek, sosyal medyada gezinmek gibi…
• Bazen biz farkında olmasak bile başlamamız gereken şeyi aslında yapmak bile istemiyoruz. Başkasının zoruyla veya diğerlerinin onayını almak için yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ve istediğimiz sanrısına kapılıyoruz. Bu da kendimizi pek tanımadığımızı gösteriyor.
• Geçmişe ve geleceğe odaklanıp yaşamakta olduğumuz anda kalamıyoruz. Geçmiş adına büyük suçluluk hissediyor ve geleceğin yüksek beklentileri altında eziliyoruz.
• Bazılarımızın sorumluluk duygusu zayıf olabiliyor. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde sorumluluk almamış ve sınır koyulmamış kişiler sınırlara ve kurallara riayet etmekte zorlanırlar.
• Pasif-Agresif kişilik özellikleri gösteren kişiler de bir şeye başlamada ve sona erdirmede zorlanırlar. Örneğin, buluşma saat 17:00 de olacak ise, 17:15 gibi gelirler. Ne karşı tarafı kızdıracak kadar aşırı geç, ne de tam saatinde. Bu kişilik özelliklerindeki insanları ayrıntılı olarak başka bir yazımda yazacağım. Ancak kısaca söylemek gerekirse bu kişilerde pasif bir öfke vardır. Kontrol edilmek istemezler ama bunu açıkça da ifade edemezler. O yüzden pasif yollara başvururlar. Erteleme de bunlardan birisidir.


Peki, ne yapmalıyız?


🏃🏻‍♀️Öncelikle kendinizi tanımaya ve anlamaya çalışın. Başlayamadığınız veya bitiremediğiniz şeyi gerçekten de yapmak istiyor musunuz? Yoksa başka birilerini mahçup etmemek, kendi değerinizi başkalarının gözünde yükseltmek gibi gizli bir sebebiniz mi var? Yeterince güçlü bir isteğiniz olduğunda zaman probleminiz de olmayacaktır. İhtiyacınız olan şey siz kaynaklı, içinizden gelen bir motivasyon! Eğer yapmak üzere olduğunuz şey gerçek kendiliğinizin bir isteği değil ise boşverin gitsin. Kendi istediğiniz şeye yönelin.
🏃🏻‍♀️Ya hep ya hiç mantığı ile düşünmeyin. Belki mükemmel olmayacak yaptığınız şey. Bunu kabullenin. Mesela, bir kitap okuduğunuz zaman her kelimesini anlamak zorunda değilsiniz.
🏃🏻‍♀️Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmayın. Küçük parçalara bölün ve kolayından (ve acilinden) başlayın. Böylece bir şeyi başarmanın verdiği güzel hisler ile bir sonraki hedefinize çok daha kolay gideceksiniz.
🏃🏻‍♀️ Yapmanız gereken işi düşünün ve bedeninizi gözlemleyin. Bedeninizde rahatsızlık belirtileri varsa, önce bedeninizi rahatlatmaya çalışın. Mesela, omuzlarınızda gerginlik mi farkettiniz, annenizden masaj yapmasını rica edin veya kendiniz dokunun. Bedeniniz rahatlayınca hemen başlayın.
🏃🏻‍♀️Başlamadan önce dikkat dağıtıcıları (telefon, müzik gibi, kişiden kişiye göre değişir) ortadan kaldırın.
🏃🏻‍♀️ Kendi kendinize şefkat gösterin ve takdir edin. Önemli olan çabanız. Başlayamadığınız için kendinize kızmak yerine, bunun sizin için gerçekten zor olduğunu ancak bunu yapabilecek gücün sizde mevcut olduğunuz kendi kendinize söyleyerek kendinizi cesaretlendirin. Kafanızdaki ses geçmişteki eleştirel ebeveynlerinizin içselleştirilmiş sesi olabilir. Ona kulak asmayın.
🏃🏻‍♀️Gerçekçi olun. Yapamayacağınız şeyleri sırtınıza yüklemenin sizi üzmekten başka bir işe yarayacağı yok!
 Baktınız hala başlayamadınız, bir psikologdan destek alın. 

 

Kategoriler:Genel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s