Gezgin Annenin Güncesinden: Çocukla Seyahat Etmek

İki çocukla sık sık seyahatlere çıkma “cesaretim” veya “cüretim” uzun zamandır merak konusu. Bu yüzden bu konuda soru-cevap şeklinde bir yazı yazma ihtiyacı duydum.

IMG_8919

İlk defa bir seyahate iki çocuğumuzu birden almıştık ve heyecanlıydık.

Ülkemizde bir kadın hamile kalır kalmaz ister istemez aklına şu düşünceler gelir: “Artık kendime özel bir hayatım olmayacak.”, “Birkaç sene, bebek büyüyene kadar ona uygun tatiller yaparım.”, “Önemli olan bebeğimin sağlığı, tatillerde hasta olabilir.”, “Var olan paramı bebeğimin geleceği için saklamalıyım. Artık bencilce tatile gidemem.” Ezkaza kadın bu şekilde düşünmese bile çevresinden bu şekilde düşünmesi gerektiği yönünde bilinçdışı mesajlar verilir. Hatta kadının bu şekilde düşünmemesi “bencil anne” olduğunu gösterebilir. Gelsin utanç, gelsin suçluluk duyguları… Yine de hayat seçimlerden ibarettir ve siz kafanızın içinde sallanan eleştirel parmağın üstesinden gelip “yeterince iyi anne” olarak çocuklarınız ile gezmeyi seçebilirsiniz. Bu seçimi yaparken aşağıdaki soru-cevaplar size yardımcı olabilir.

Bebeğimi en erken ne zaman yurt dışına çıkartabilirim? 

Bence bebek ile yurt dışı seyahatlerde en rahat dönem altı ay ile bir yaş arası. Altı ay öncesi kritik aşılar eksik olduğundan ben öncesinde yurt dışı seyahati yapmadım. Altı aydan sonra bir yaşına kadar bebek hafif oluyor ve kanguru ile rahatça taşınıyor.

Bebeğimden geceleri en erken ne zaman ayrılabilirim?

Öncelikle doğumdan itibaren üç yıl anne-çocuk bağlanması açısından çok önemlidir. O kadar ki, çocuğunuzun bağlanma stili yetişkinlikteki romantik ilişkilerinde doğrudan etkili olur. Bu yüzden uzmanlar ilk üç yıl annenin çocuktan uzun süreler ayrı kalmaması gerektiğini söylüyor. Hangi yaşta kaç gün ayrı kalınabileceği ile ilgili çok farklı görüşler olsa da benim fikrim ilk iki sene -özellikle geceleri- annenin bebekten ayrılmaması gerektiği yönünde…

JEZS4329Tabii ki bebeğin mizacı da zaman fark yaratabilir. Ben ilk iki seneden sonra üç geceyi geçmemesi ve bebeğin yanında güvenli bir kişinin varlığı kaydı ile bebeğimi bırakmıştım. Dolayısıyla ilk iki sene ya yurt dışı seyahati yapmayacaktım ya da bebeğimle gidecektim. Bebeğim ile gitmeyi seçtim.

Bebekle veya çocukla seyahat ederken geziden hiçbir şey anlamıyorum. Verdiğim para boşa gidiyor. 

Çocukla seyahat elbette çocuksuz seyahatten çok daha meşakkatlidir. Bir kere bunu kabul etmemiz gerekiyor. Örneğin, beklentiniz bir bebek ve bir çocuğa rağmen Michelin yıldızlı bir restoranda romantik bir akşam yemeği ise bu gerçekçi olmaz. Öncelikle beklentilerinizin gerçekçi olmasına özen gösterin ve mükemmeliyetçi olmamaya çalışın. Gezi planınıza harfi harfine uymak, aynı zamanda çocuklarınızın da tertemiz bir şekilde ve hiç ağlamadan geziyi sonlandırması mümkün değil. Yüksek motivasyon, gerçekçi beklentiler ve iyi hazırlanmış bir gezi planının varlığı ile çocukla seyahatten çocuksuz seyahate göre daha çok zevk alabilirsiniz.

DSC00952

çıplak ayaklı Mete

Çocuğum çok huysuz. Gezilerde sürekli bir şey istiyor. Ağlıyor. Yürümek istemiyor. Ne yapmalıyım?

  • Öncelikle, günlük hayatta olması gerektiği gibi seyahatlerde de ebeveynlerin net ve kararlı olması gerekiyor. Bir şeye hayır dedikten sonra çocuğun verdiği olumsuz tepkilerden (ağlama, vızıldama gibi) dolayı kuralı “tek seferlik” delmek çocuğa bu kuralın her zaman delinebilir olduğunu gösterir. Ece ile Toskana’ya gittiğimizde arabasından sıkılan Ece’yi tek seferlik omuzlarına alan sevgili eşim, tatilin geri kalanında da aynı şeyi yapmak zorunda kaldı. Ebeveynlerinin sözünden dönmeyeceğinden emin olan çocuk kurallara uyacaktır.

    20150919_122331

    dramatik bir an

  • İkinci olarak, anne ve babanın psikolojisi çocuğu doğrudan etkiler. Depresif, kaygılı, korku dolu annelerin çocukları da aynı olacaktır. Seyahatlerinizde çocukla olmanın kaygısını yaşamak yerine kendinizden emin bir şekilde onlarla keşfetmenin tadını çıkarırsanız çocuğunuz da sakin olacaktır.  DSC01553
  • Üçüncü olarak, çocukları da gezinin içine çekmelisiniz. Mesela, bir müze geziyorsanız, tabloların yorumunu çocuklarınız ile yapın. Onlara anlayabilecekleri dilde anlatın. Hikayeler ve masallar kullanabilirsiniz. Göreceğiniz şeylerden önceden bahsederek hayal etmesine ve merak etmesine yardımcı olabilirsiniz. 2017 yazında Fransa’nın Aix en Provence şehrinde Cezanne’ın evine ve müzesine gidiyorduk. Şehirde yerlerde Cezanne’ın evine doğru giden C harfleri vardı. Ece ile bunları takip etmek ve Cezanne’dan bahsetmek çok keyifliydi. Böylece impresyonistleri daha bu yaşta tanımış oldu (4 yaşında).
  • Dördüncü olarak, çocuklarınızın istek ve ihtiyaçlarını görmezden gelmeyin. Mesela, hızlı hızlı yürüyerek bir yere ilerliyorsunuz. Çocuk o esnada meyve gördü ve meyve yemek istiyor. Sağlık açısından ve maddi açıdan bir sıkıntı yoksa, alın yesin. Varsın biraz yavaş yürüyün, varsın biraz geç kalın. Ece ve Mete neredeyse gittiğimiz her yerdeki atlı karıncaları deneyimlediler. Unutmayın bu tatil sadece bizim değil, onların da tatili.

    IMG_9025

    tatilde titizlik bir yere kadar 🙂

  • Beşinci olarak, gezerken çocuklarınızla canlandırma yapın, oyunlar oynayın. Bu onlara enerji verecektir. Normalde yürümeye nazlanacakları yolları rahatça yürüdüklerini göreceksiniz. Ece ile Tarascon kalesini gezerken ben bile çok yorulmuştum. Çıkılması gereken bir sürü dar merdiven vardı. Oyunumuzda Ece prensesti, biz ise onu şatodan kaçırmaya çalışıyorduk. İspanya’da San Juan De Gaztelugatxe’ye giderken -ki yürüyüş yolu iki saat ve sonrasında tırmanış- yol boyunca Kaptan Kanca’yı görmeye gittiğimiz şeklinde bir oyun kurduk. O bize yardım edecekti.
  • Altıncı olarak, seyahatlere çıkmadan önce hafif bir baston araba ve kaliteli bir kanguru edinin. Bir yere gitmeden önce hangisini kullanmanın daha mantıklı olduğunu araştırın. Bazen ikisini de almamak gerekebiliyor.

    IMG_9313

    şu kangurudan çok memnun kaldık

Uçak seyahatinin rahat geçmesi için neler yapabilirim?

Eğer iki yaşından küçük ise ve anne sütü alıyorsa, tavsiyem uçağa binene kadar bebeğinizi yormanız ve onun karnını doyurmanız. Böylece, uçakta anne memesi ile birlikte rahatça uyuyabilir. Anne sütü almayan bebekler için tavsiyem, bebeğin uyku arkadaşı olarak kullandığı bir battaniye ve/veya oyuncağı var ise muhakkak yanınıza almanız. İki yaşından büyük çocuklar için boyama kitapları, telefondaki oyunlar yardımcı olabilir. Eğer uçakta ekran ve film izleme imkânı var ise, şanslısınız. Ekrandaki oyunlar, çizgi filmler çocukları iyi oyalıyor. Yine çocuğunuzla sohbet etmeniz, dışarıyı izleyip yorumlar yapmanız faydalı olacaktır.

Çocukla seyahat için en iyi mevsim hangisi?

Bence her mevsimin kendine göre avantajları ve dezavantajları var. Yazın az eşya taşıdığınız için daha az yorulursunuz. Yağmur ihtimali daha azdır. Çocuklar denizi çok sever. Hasta olma ihtimalleri de daha azdır. Kışın hele bir de kar varsa çocuklar çok mutlu olur. Çocukları mevsime göre giydirdikten sonra hasta olmazlar. Daha az turist olacağı için yollar daha boştur. Geçiş mevsimlerinde ise ani yağmur, rüzgâr olabilir ki bu sürprizler çocuklu aileleri zorlayabiliyor. Yine de hava sıcaklığı idealdir. Ben şahsen yazı ve kışı daha çok seviyorum.

 

IMG_4824

bir bahar günü

Seyahat etmenin çocuklara faydaları nelerdir?

  • Bence seyahatlerin çocuklara en büyük faydası, aile üyelerine kendi içlerinde kaynaşma imkânı sunmaları. Günlük hayat ne yazık ki çoğu zaman koşuşturmaca içerisinde geçiyor. Seyahatler, geziler aile üyelerine keşfederken ve eğlenirken birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı veriyor. Hele bir de beyaz yakalı kişiler, yılda yirmi günden fazla tatil yapamıyorlar. Bu kısıtlı zamanın büyük bir kısmını çocuklarım olmadan geçirmeyi şahsen tercih etmem. Elbette onları almadan gittiğim tatiller de var, olmalı da.  DSC02083
  • Araştırmalara göre çocukların maruz kaldığı uyaranların çeşitliliği onların beyin gelişimini olumlu yönde etkiliyor. Seyahatlerde farklı kültürler tanıyorlar, farklı yemekler tadıyorlar, farklı diller öğreniyorlar ve bunların faydaları saymakla bitecek gibi değil. Gittiğimiz yerlerde muhakkak çocuk parklarına uğrarız ve çocuklarımızı diğer çocuklarla serbest bir şekilde oynamaya teşvik ederiz. Dilleri bir olmamasına rağmen birbirleri ile anlaşmalarını, oyun kurmalarını hayretle izleriz.
  • Bunun bir araştırması var mı bilemiyorum ancak bence seyahat etmek çocukların özgüvenlerini de yükseltiyor. En azından benim gözlemim bu yönde. Bir keresinde İspanya’da kaldığımız otelde kahvaltı ederken Ece benden onu oyun parkına götürmemi istedi. Ben ise kahvaltımı bitirmeden onu götürmeyeceğimi, istiyorsa kendisinin gidebileceğini söyledim. Oyun parkı kahvaltı ettiğimiz mekânın yirmi-otuz metre ötesindeydi ve görüş alanımdaydı. Ece yandaki kafeye geçti. Orada bir kadının İspanyolca konuşan sesini ve Ece’nin sesini duyuyordum. Bir süre sonra bu kadının Ece’yi elinden tutarak parka götürüşünü ve salıncağa bindirişini izledim. Hayretler içerisinde kaldım. Bunun gibi daha birçok örnek var. Seçenekleri eline hazır sunulmuş vermediğimiz için kendisine alternatif yollar bulmaya çalışıyor. Dil bilmediği için kendisini farklı yollarla anlatmaya çalışmak zorunda kalıyor. Bu da beyin kapasitelerini geliştiriyor.
  • Sorumluluk duyguları gelişiyor.
  • Biz seyahat ettiğimiz her yerden –Ece gelmemiş olsa bile- Ece’ye oranın hikayesi ile ilgili İngilizce bir çocuk kitabı alıyoruz. Sonra onu evde kendimiz Türkçe’ye çevirip okuyoruz.

Seyahat esnasında bebek ve çocukların yeme ve uyku düzeni bozulmuyor mu? Ani bir sağlık sorunu yaşandığında ne yapmalıyız?

Seyahat sırasında bebek ve çocukların yeme düzeni kısmen bozuluyor tabii. Bebekler anne sütü alıyorsa işiniz çok daha kolay oluyor. Kavanoz mamaları, yoğurt ve çorba çok yardımcı oluyor. Uzun seyahatlerde kavanoz mamalarını Türkiye’den götürmek zor olabiliyor. Fakat özellikle Avrupa seyahatlerinde marketlerden temin edilebiliyor. Uyku düzeni konusu çocuktan çocuğa değişiyor. Bence bebeklerde bebek arabası olduğu için sorun yaşanmıyor. Biz gün içinde bebeğimiz uyuduğu vakit yemek yiyorduk. Onun dışındaki saatler enerjisini atıyordu. Akşam otele geldiğimizde en az bizim kadar yorgun oluyordu ve uyuyordu. 3 yaşından büyük çocuklar ise zaten günlük hayatlarında bile gün içinde uyumuyorlar.  DSC01128

Seyahate çıkmadan önce olası sağlık sorunlarını öngörüp yanınıza ona uygun ilaçlar almalısınız. Mesela, biz Provence’a gitmeden önce lavanta tarlalarında dolaşırken çocukları arı sokabilme ihtimalini değerlendirip bu bağlamda yanımıza arı kovucu organik sprey ve arı sokarsa diye alerji ilacı ve krem almıştık. Antibiyotik, burun damlaları gibi ilaçları yanınızda bulundurmanız şart. Hiç ihtiyacınız olmayacak olsa bile sizi güvende hissettirecektir.

Çocukla seyahat etmek çok masraflı mı?

Ne yazık ki evet. Özellikle yurt dışına çıkacaksanız ve çocuğunuz iki yaşından büyük ise, uçak bileti ücreti bile neredeyse bir yetişkininki kadar oluyor. Otel, yemek vs derken bütçeyi zorlayabiliyor. Şöyle düşünün, Euro almış başını giderken, Avrupa’da bir top dondurma bile 10 tl’yi geçiyor. Tabii ki, iki yaşından küçük bebeklerin masrafı az oluyor. Fakat bu sefer de güvenliği sağlamak için masraflar yükseliyor.

Bence bebekle ve/veya çocukla seyahat edecek aileler biletlerini önceden alıp otel rezervasyonlarını önceden yaptırırlarsa çok rahat ederler. Böylece gezilerini daha uygun bütçelerle yapabilirler.

Çocukla seyahate giderken nasıl yerleri tercih etmeliyim? Hangi seyahat türü daha uygundur (turlar, tek şehir gezileri, uzun süreli araba kiralanan geziler vs.)

Öncelikle çocukla lüks bir oteldeki havuz tatilinin beni yurt dışındaki hareketli tatillerden daha çok yorduğunu bütün samimiyetimle söyleyebilirim. Eşim de benimle aynı görüşü paylaşıyor. Benim çocuklarla en çok sevdiğim tatil türü uzun süreli veya kısa süreli araba kiraladığımız ve kırsalda tarihi kasabaları dolaştığımız kültür-deniz karışık tatiller. Tur ile gidince ister istemez turdaki diğer gezginleri rahatsız etme kaygısı yaşanıyor. Tek şehir tatilinde bütün gün aynı kıyafetlerle, aynı sırt çantası ile dolaşılacağı için sırt çantası çok ağır oluyor. Arada dinlenme imkânı bulmak da zor oluyor. Araba ile kırsal dolaşılırken bir yerde durup dinlenebiliyorsunuz. Bebeğin ihtiyacı olan her şeyi aynı anda yanınızda taşıyabiliyorsunuz. İndiğiniz duraklarda ağır bir sırt çantası taşımak zorunda kalmıyorsunuz. Yağmur ihtimali düşünüldüğünde de araba kiralamak çok avantajlı oluyor.

DSC03268

Arabamız olmasa buraya ağır sırt çantası ile tırmanmak zorunda kalacaktık.

Ben genelde Avrupa kırsalını tercih ediyorum. Açıkçası çocuklarım henüz küçük olduğu için Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerine gitmeye henüz cesaret edemedim. Biraz daha büyüdüklerinde ilk durağım Mısır.

Çocuğum için valizimde nasıl yer açabilirim?

Çocukların kendileri küçük olsa da valizleri bizimkilerden büyük olabiliyor. Valizler için size küçük ipuçları vereyim.

  • Valizin köşelerine çocuğunuzun eşyalarını koyabilirsiniz, çünkü onun küçük eşyaları boş kalan köşeleri doldurmaya uygun.
  • Valizinize sert kutu tarzı –içi tam dolu bile olsa- şeyler koymayın. Bunun yerine kilitli poşetler veya yumuşak kaplar kullanabilirsiniz.
  • Gideceğiniz yerden temin edebileceğiniz şeyleri en fazla iki-üç günlük miktarda yanınıza alın.
  • Kendiniz için aynı fonksiyona sahip tek bir kıyafet koymaya çalışın.
  • Gün sayısına ve minimum ihtiyacınıza göre planlama yapın. Ekstralar için stres yapmamaya çalışın. Onlar için çözümleri ihtiyacınız olduğu zaman üretirsiniz.
  • Çocuğunuz artık kendi valizini taşıyabilecek yaşa geldiğinde ona bir valiz alın. Valizini kendi yerleştirsin ve kendi taşısın. Kendi valizinin sorumluluğunu alsın.

    IMG_8487

    Bu valiz hem sürülebiliyor hem de çocuğunuz yorulduğunda üzerine oturabiliyor

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s